Florür, insan vücudu için gerekli bir elementtir. Kalsiyum ile bağlanma eğilimi nedeniyle, iskelet sisteminde olduğu kadar dişlerin mine ve dentin tabakalarında da önemli bir rol oynar. Bugün, florür diş çürümelerini önlemede en etkili materyallerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, hem bireysel hem de profesyonel florür uygulamaları son derece önemlidir.
Dişlerin günlük fırçalanması, son derece faydalı olan bir florür rezervuvarı oluşturur. Araştırmalar, florür içeren diş macunlarının çürük riskini önemli ölçüde azalttığını göstermektedir.
Çocuklar için florürün miktarı ve konsantrasyonu çok önemlidir:
Florür konsantrasyonunu diş macunu ambalajında kolayca bulabilirsiniz.
Florürün zararlı olduğu yaygın bir inançtır. Ancak uygun dozlarda kullanıldığında florür güvenli ve faydalıdır. Aşırı alım önerilmez, ancak diş hekimleri tarafından kullanılan ürünler doğru bir şekilde uygulandığında ve yönergelere uyulduğunda güvenlidir.
Florür demineralizasyonu (mineral kaybı) önler ve remineralizasyonu (mineral oluşumunu) artırır. Bu, daha asit dirençli bir mine yüzeyi oluşturur ve plak oluşumunu önler. Ayrıca plak bakterileri tarafından üretilen asit miktarını azaltarak diş çürümelerini önlemeye yardımcı olur.
Mine, dişin en dış tabakası olduğundan, florürün doğru mineralizasyonu ve uzun süreli gücü için kritik önemi vardır.
Florür jeli, mine üzerine uygulanan çürük önleyici bir ajandır. Özel olarak tasarlanmış makaralara konularak çocukların dişlerinde 4 dakika kadar tutulur. Fazla jel diş hekimi tarafından çıkarılır ve kalan miktar tükürerek atılır.
İşlemden sonra:
Hızlı ve acısız bir işlemdir. 5 yaş altındaki çocuklar için yutma riskinden dolayı florür verniği tercih edilmektedir.
Florür verniği, temiz dişler üzerinde küçük bir fırça ile doğrudan uygulanır. Saliva ile temas ettiğinde hemen kurur, bu nedenle durulamaya gerek yoktur; 5 yaş altındaki çocuklar için idealdir.
Uygulama sıklığı: yılda 2-4 kez, çürük riskine bağlı olarak.
Vernik uygulamasından sonra:
Herhangi bir ağız ve diş sağlığı ile ilgili sorularınız için randevu almak üzere Milim Dental ile iletişime geçin.
Akıllı diş, ağızın en arka kısmında bulunan üçüncü azı dişleridir. Toplamda dört tanedir ve genellikle 16 ila 25 yaşları arasında çıkarlar. Sıklıkla "20 yaş dişleri" olarak adlandırılsalar da, bazı bireylerde çok daha geç çıkabilirler.
20'lik dişler (Akıl Dişi) (üçüncü azı dişleri) herkes için aynı şekilde davranmaz. Bazı kişilerde tamamen çıkar ve hayat boyu sorun oluşturmazken, diğerlerinde kısmen gömülü kalır, yiyecek sıkışmasına, bakteri birikimine, tekrarlayan enfeksiyonlara (periokoronarit) veya komşu dişte çürümeye neden olabilir. Bazıları ise kemikte tamamen gömülü kalır, “sessiz” ama potansiyel olarak riskli.
Diş implantları, hastalara kalıcı ve doğal görünümlü eksik diş çözümü sunarak restoratif diş hekimliği alanında devrim yarattı. Ancak üst çenede önemli kemik kaybı olan hastalar için geleneksel implantlar, kemik grefti prosedürleri olmadan uygun olmayabilir.
Milim Diş Hastanesi sadece bir klinik değil—kendinden emin gülüşlerin başladığı yerdir. Dünya standartlarında uzmanlardan oluşan bir ekip, gelişmiş teknoloji ve hasta odaklı yaklaşımımızla, diş bakımını premium bir deneyime dönüştürüyoruz.
Hijyen, konfor ve tamamen size özel tedavi yöntemlerine öncelik veriyoruz. Sadece bizim sözümüze güvenmeyin—gerçek hastalardan gerçek hikayeleri keşfedin.
Mükemmel gülüşünüz burada başlıyor. Milim deneyimine katılın.
Milim Dental Hospital, Ağız ve Maksillofasiyal Cerrahi, Prostodonti, Ortodonti, Pedodonti ve Periodontoloji uzmanlarının da yer aldığı geniş bir diş hekimi ekibiyle desteklenen, 1.000 m² alana sahip geniş bir tesiste kapsamlı diş hizmetleri sunmaktadır.
Milim Dental Hastanesi’ndeki uluslararası hastalar için ayda maksimum 10 hasta kabul ediyoruz. Bu, her hastaya kişiselleştirilmiş bakım ve en yüksek kaliteli tedavi sunmamızı sağlar. Size nasıl yardımcı olabileceğimizi bize bildirin!
Gerçek hasta sonuçlarını görmek ister misiniz? Vaka Galerimizi keşfetmekten çekinmeyin!